Kapadokya’da Yapılması Gereken 5 Şey

Türkiye’nin en güzel doğal oluşumlarından birisi olan peribacalarını heralde duymayan kalmamıştır. Kapadokya bölgesi doğanın Anadolu’ya harika bir armağandır. Bölge halkı da bu armağanın farkında olmalı ki Kapadokya’ya gözleri gibi bakıyorlar. Şahsen böyle özel bir yerin kendi ülkemizde olmasından ve korunması adına çalışmalar yapılmasından her zaman gurur duyuyoruz. Avrupa seyahatlerimizde karşılaştığımız yabancı turistlerle sohbet ederken Türkiye’nin sadece İstanbul’dan ibaret olmadığını anlatmak ve Kapadokya’nın fotoğraflarını göstermek ayrı bir gurur veriyor.

Bölgenin aynı zamanda mistik bir havası da var. Peribacalarını ufukta görmeye başladığınız an kulağınızda Mahmut Orhan’ın Save Me şarkısı çalmaya başlıyorsa, kendinizi ağır çekimde hissediyorsanız, tebrikler Kapadokya ruhu içinize yerleşmeye başlamış demektir 😀 (Not: şarkıyı aramayın diye yazının sonuna ekledik)

Bu eşsiz atmosferi daha da güçlendirmek sizin elinizde. Bu yüzden Kapadokya’dan dönmeden yapmanız gereken 5 şeyi sizlere sıraladık. Şimdi şarkının play tuşuna basıp yazıyı okumaya başlayabilirsiniz 😉

1. Balon Turu Yapın Ya da İzleyin

Saat sabaha karşı 04:30 civarı. Kapadokya için uyanma vakti! Ortalık zifiri karanlık, gözünüz hâlâ uyanmayı kabullenememişken yollara düşmüş oluyorsunuz. Peki bu çılgınlık niye? Dünya’da eşi,benzeri sayılı olan bir manzaraya şahit olabilin diye. Rotanızı Aşıklar Tepesi ya da diğer adıyla Aydın Kırağı’na yönlendirdikten sonra yol boyunca içi yolcu dolu servisler görüyorsunuz. Tepeye vardığınızda gözünüz karanlığa alışmış ve peribacaları arasında belli belirsiz silüetler görmeye başlıyorsunuz. Yavaş yavaş ateşlemeler… Gün doğumuyla show başlıyor. Bütün balonlar aynı anda havaya yükselip gökyüzünde sabitleniyor. Tarifi anca bu kadar, çok daha fazlasını kendi gözleriniz anlatacak.  Hayatımızda en çok heyecanlandığımız anlardan biriydi galiba. Mutlaka ama mutlaka görmelisiniz.

2. Şarap Deneyin

Kapadokya bölgesinin güzel üzümleri, volkanik araziden yararlanılarak yapılan mahzenlerle birleşince ortaya harika bir ürün çıkıyor. Bölgede birçok şarap fabrikası görebiliyorsunuz. Hatta içlerine girip istediğiniz şarabın tadına bakabiliyorsunuz. Bunun için illa şarap almanıza gerek yok. Biz Kapadokya’nın güçlü şarap üreticilerinden olan Ürgüp’teki Tursan’da şarap denedik ve aldık. Fiyatları 35-40 TL arasında değişiyor ve favori listemizin zirvesine beyaz şarapla aramız iyi olmamasına rağmen “Misket” yerleşiyor. Şiddetle tavsiyemizdir.

3. Yöresel Lezzetlerin Tadına Bakın

Kapadokya’nın ünlü lezzeti testi kebabı var ya, işte o Kapadokya’nın değilmiş aslında 😀 Başka bir şehrin yöresel tadı olsa da bu yemek Kapadokya’da da gayet lezzetli yapılıyor. Asıl özel olanı sunumda saklı. Restaurantta sipariş ettiğiniz testi kebabı, bir testinin içinde geliyor ve servise satır eşlik ediyor. Satırı testinin başına vurduklarında kırılan testinin içinden şıkıdım şıkıdım akan etler… Offf… Gerçekten hem sunum hem de lezzet, denenmesi gerekenler arasında. Alternatif bir lezzet denemek isterseniz de yoğurt kebabını tavsiye ederiz.

4. Mağara/Taş Otellerde Konaklayın

Kapadokya’nın en önemli özelliği, sahip olduğu coğrafi özellikleri hayatın her alanında kullanmaları. Buna uyurken de dahil. Kapadokya’ya gitmişken sıradan bir odada kalmaktansa konak ya da mağara tarzı otellerde kalmak gerekir. Bu size, günün 24 saati nerede olduğunuzu hatırlatır.

Mağara oda denilen oda tipi, tamamen peribacalarından oyularak  ya da benzetilerek yapılıyor. Taş odalar ise Kapadokya’nın yöresel ev yapılarından biri. Yapımında çimento, beton vb. kullanmadan tamamen bölgenin taşlarıyla oluşturulmuş bir ev tipidir. Her iki türlü de sıradışı bir atmosferde konaklama sizi bekliyor. Fiyat, kalite ve konfor bakımından gözünüzü kırpmadan yer ayırtabilceğiniz otel önerimiz ise Grape Village House. Otel hakkındaki detaylı yazımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

5. Doğasında Kaybolun

Unutmayın ki bulunduğunuz yer dünyada eşine az rastlanan nadide yerlerden birisi. Kapadokya’nın sıradışı doğasında kaybolurken kendi masalınızı yaşadığınızı hissedeceksiniz. Günlük hayat tarzından çok uzak bambaşka bir dünya… Kendinizi bırakın manzaraya ve sadece o anın tadını çıkarın. Belki bir peribacasından diğerine zıplarken belki de kızıl çukurda günü batırırken.

Keyifli Seyahatler…

Seyahat etmek bir tutkudur. Dünya’nın her yerine gidebilme arzusu… Çocuklu Seyahat ise, dünyayı daha renkli görebilmenin formülüdür 😉

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.