Barcelona’da Gezilecek Yerler

Barcelona’nın büyülü atmosferini daha önce duymuşsunuzdur mutlaka. Eşsiz mimari yapısı, damak tatları, turistik noktalarının zenginliği ve geniş kumsalları Barcelona’nın en belirgin özelliklerinden. İspanya denilince akla ilk gelen hatta çoğu kişi tarafından başkent sanılan bu şehir Avrupa’da mutlaka görmeniz gereken yerlerden birisi.

Yüzyıllar önce kurulmasına rağmen adeta cetvelle çizilmiş gibi düzenli yapısı, iddia ediyoruz ki en çok şaşıracağınız özelliği olacak. Barcelona’da kaybolmak yok! Haritaya sık sık bakmak yok! Alabildiğine geniş caddelerde yayıla yayıla gezmek var 🙂

Barcelona, İspanya sınırlarında yer almasına rağmen özerk bir bölge olan Katalonya’da yer alıyor. Dolayısıyla “burası İspanya değil ha!” diye haykırır gibi her yere Katalonya bayrağı asmışlar.  Her 10 evin 5’inin balkonunda, camlarda, binaların tepesinde, müze girişlerinde, sahilde vs. her uygun bulunan yerde bu bayrağı göreceksiniz. Barcelona aynı zamanda Katalonya bölgesinde bulunan 4 ilin de başkenti konumunda.

Bu arada şehrin önemli turistik noktalarının yaratıcısı ünlü mimar Antoni Gaudi. Gaudi eserlerini yakından incelemek için biraz kesenin ağzını ardına kadar açmaya hazırlıklı olmalısınız. Detayları yazımızda göreceksiniz 🙂

Çocukla Barcelona’da Rahat Gezilir Mi?

Daha rahat edebileceğiniz bir şehir çok nadir karşınıza çıkar 🙂 “Çocukla Rahat Gezilebilecek Avrupa Şehirleri” yazımızda zirvede oturan Barcelona hakkında daha fazla detay bulabilirsiniz. Ama kısaca bahsetmek gerekirse, Barcelona’da bebek arabanızı çok rahat kullanabilecek, iklimi ülkemize çok yakın olduğu için mevsimsel şoklar geçirmeyecek ve dolu dizgin parklarda hatta deniz kenarında çocuklar için eğlenceli ortamları çok rahat bulabileceksiniz. Ulaşım araçlarına da rahat iniş binişler eklenince seyahat boyunca kahkalar havalarda uçuşacak 🙂

Barcelona İçin Kaç Gün Ayrılmalıdır?

Her seyahatte olduğu gibi bu durum kişiden kişiye değişir. Eğer deniz tatili yapmaya Barcelona’ya gidiyorsanız 10 gün bile az gelir. Ancak bizim vereceğimiz süre standart turistik noktaları gezmek için ideal süreler. Bu sebeple biz Barcelona için minimum 3 tam gün öneriyoruz.

Barcelona’da Gezilecek Yerler
1. Sagrada Familia

Şehrin her noktasından görünen devasa ve gösterişli, biraz da değişik bir yapısı olan Barcelona’nın simgesiyle listemize başlıyoruz. Antoni Gaudi isimli ünlü İspanyol mimarın 1883 yılından beri BİTMEYEN eseri. Bir diğer adı da bitmeyen kilise olarak geçmekte.

Kilisenin yapımına 1882 yılında başlanmış ve 1 yıl sonra inşaatı ünlü mimar Antoni Gaudi devralmış. Ancak inşaat devam ederken 1926 yılında tramvay kazasında Gaudi hayatını kaybetmiş. Bu devasa kilisenin yapımı ve karmaşık mimarisi için Gaudi kilisenin 3 boyutlu modelini çıkarttırmış ve kendi yaptığı çizimler ışığında inşaat sürdürülmüş. Ancak ölümünün ardından çıkan iç savaşta kilisenin biten bölümleri içindeki eşi olmayan modellemeler ve çizimlerle birlikte yıkılmış. O yıllarda Sagrada Familia’nın inşaatını devam ettirebilecek bütün izler silinince geriye kalan enkaz parçalarından ve Gaudi’nin diğer eserlerinden yorumlamalarla bugün hala devam etmekte olan inşaatına başlanmış.

Tamamlandığı zaman dünyanın en yüksek kilisesi ünvanını kazanacak bu kilisenin bitişi için henüz bir tarih verilmiyor. Ama Gaudi’nin 100. ölüm yıldönümü olan 2026 yılı şu an için bitirmek için hedeflenen yıl.

Hikayesi, doğadan ilham alan mimari tasarımları, içerisinde bulunan muhteşem vitrayları bizi ciddi anlamda çok etkilemişti. Sagrada Familia’nın içine girebilmek için gün saymıştık.

Sagrada Familia’yı gezebilmek için internetten bilet almanız gerekiyor. Eğer kapıda almayı düşünürseniz saatlerce sıra bekleme ve hatta görememe ihtimaliniz çok yüksek. Giriş fiyatı 25 ila 40 € arasında değişiyor. Fiyat artışı, rehberli turlar, çan kulesine çıkış gibi çeşitli aktivitelere göre şekilleniyor. Ancak sadece “kendi başıma bir bakıp çıkacam” diyorsanız 25 € . 11 yaşına kadar çocuklarımız ise bedava! 😀

Bazilikayı Sudan Ucuza Gezmek İçin İpucu!

Bileti ucuza getirmenin şahane bir yolu var ki o da şöyle: Normalde bazilika ziyareti 25 € ama eğer saat 18:00’den sonra giderseniz 17 € ödemiş olacaksınız. Ve daha da şahanesi eğer 30 yaşın altındaysanız Çarşamba,Perşembe ve Cuma günleri saat 18:00’den sonra kişibaşı sadece 8 €!! Bunun için buraya tıklayarak giriş yapacağınız sitede tarih olarak çarşamba, perşembe veya cumaya denk gelen bir gün seçin.

Promosyonlu saatler otomatik olarak işaretlenecektir. Daha sonra sağ alt köşede bulunan ve fiyatı 15 € görünen 30 yaş altı bileti kişi sayınıza göre arttırın. En aşağıdaki tutar 8 € olacaktır ve talimatları takip ederek ödemeyi tamamlayın.

Resimde gördüğünüz gibi okla gösterdiğimiz aktif olmayan butona tıklayıp “promosyon kodunuz” ile ilgili açılan pencereye “No” deyin ve takip eden sayfada ödemeyi tamamlayabilirsiniz. Bu site Sagrada Familia’nın resmi sitesidir. Başka sitelerde bu indirimi bulamıyorsunuz. Biz bu şekilde biletimizi aldık. Güvenebilirsiniz 😉

Biletiniz mail olarak geliyor ve mutlaka çıktısıyla beraber randevu saatinize 15 dk. kala kapıda olun. Sıraya girmeyin. Bekleyenlere el sallayın ve giriş yapın 🙂

2. Las Arenas AVM

1900’lü yıllarda boğa güreşleri için kullanılan bu arena, güreşlerin yasaklanmasıyla birlikte AVM’ye dönüştürülmüş. Plaça de Espanya Meydanı’nda bulunan bu binanın asıl özelliği teras katı. Üstelik AVM’nin terasına çıkmak ücretsiz. Binanın içine girdikten sonra asansörle veya merdivenle teras katına ulaşabiliyorsunuz. Binaya girmeden hemen önce bir asansör göreceksiniz. Eğer isterseniz bu asansörle de 1 €’ya aynı terasa ulaşabilirsiniz. Ama içeriden bedava girmek varken çok gereksiz bir harcama olur 😀

AVM’nin tepesinden meydanda bulunan Katalonya Ulusal Müzesi’nin ve çevresinin muhteşem manzarasını izleyebilir, harika fotoğraflar çekebilirsiniz. Ayrıca boğa güreşi arenası şeklinde AVM gezmek de ilginç bir deneyim olacaktır 😀 Bu arada AVM saat 10:00’da açılıyor.

3. Katalan Ulusal Müzesi

Espanya Meydanı’ndan devam ettiğinizde dikkatinizi çekmemesi mümkün olmayan bir ihtişamlı yapıyla karşılaşıyorsunuz. Müzenin önünde bulunan caddenin girişindeki 2 kule de Venedik ’i anmak isteyenler için harika bir örnek göreceksiniz. Venedik’in ünlü San Marco Meydanı’nda bulunan çan kulesinin neredeyse birebir kopyası bu meydana yerleştirilmiş. Gözü bir yerden ısıranlar için açıklama  niyetinde olsun istedik 🙂

Katalan Ulusal Müzesi’nde, Katalonya Özerk Bölgesi’nde bulunan önemli sanat koleksiyonları, Gotik, Barok ve Rönesans eserleri sergileniyor. Eğer bu tarz eserleri ilgi duyuyorsanız müzede keyif alacağınızdan eminiz. Ancak biz bu müzeye girmedik ve önündeki bahçesinde vakit geçirdik. Şelaleleştirilmiş havuzu ve görkemli mimarisiyle birlikte harika fotoğraflar yakalayabilirsiniz.

4. Park Güell

Sagrada Familia’nın mimarı Gaudi’nin Barcelona’ya bıraktığı bir başka eseri. Barcelona’nın önemli iş adamlarından Eusebio Güell’in isteği üzerine yapılmış bir yapı. Başlangıçta 60 evden oluşan görkemli ve orjinal bir bölge olarak tasarlanmış ancak yıllar boyu sadece 2 ev tamamlanabildiği için parka dönüştürülmüş.

Park Güell’in özelliği kendinizi masallar diyarında bir kahraman gibi hissedeceğiniz tasarımlardan oluşuyor olması. Biz ilk gördüğümüzde mitolojik oyunlardaki yapılara benzetmiştik. Hatta giriş kısmındaki pastaya benzeyen evler aklınıza o bilindik 2 kardeşin masalını getirecek.

Park, şehrin yüksek bir bölgesine yapılmış olmasından dolayı bütün Barcelona’yı ve deniz manzarasını izleyebilme imkanı sağlıyor. Ancak inişli çıkışlı yapısı da özellikle çocuklu aileler için bir dezavantaj oluşturuyor.

Park Güell’in ücretli ve ücretsiz kısımları bulunuyor. Ücretli bölümde Gaudi’nin tamamlamış olduğu birkaç yapıyı ve meşhur kertenkele heykelini yakından görmüş oluyorsunuz. Bu küçük alan dışındaki bütün park ise tamamen ücretsiz. Zaten ücretli bölümün kapısına geldiğiniz zaman bütün her şeyi görmüş oluyorsunuz. Bu sebeple biz içeriyi gezmeyi çok mantıklı bulmadık. Giriş kapısının önündeki yoldan devam ettiğiniz zaman karşınıza başka bir kapı çıkıyor ki bu ücretsiz olarak girebileceğiniz onlarca kapıdan birisi. Giriş için fiyatlara gelmeden önce şunu belirtmek istiyoruz: parkın içinde bir sürü merdiven göreceksiniz ama bu sizi korkutmasın. Eğer rampalı yolları takip ederseniz yine aynı yerlere çıkmış oluyorsunuz. Bu rampalı yerler, bebek arabası ve engelliler için yapılmış. Yani merdiven başka yol başka yöne diye düşünüp kendinize eziyet etmeyin.

Gelelim parkın giriş ücretlerine,

Giriş 10 €, 0-6 yaş ve engelli bireylere ücretsiz, 7-12 yaş ve 65 yaş üstüne 7 €.

Biz yetişemedik ama parkın ücretli bölümüne para vermeden gezebilmenin bir yolu var. Eğer sabahın ilk saatlerinde yani saat 08:00’den önce parka giderseniz, elinizi kolunuzu sallayarak girip gezebilirsiniz. Park kilitli falan olmuyor 😀

Bizim yorumumuzu merak edenlere şunu söyleyebiliriz: Park Güell bize göre Barcelona için bir zaman kaybı. Bebek arabası ve yokuşları düşününce bir daha kimse bizi oraya götüremez 😀 Ne yazık ki dost acı söyler.

5. La Rampla

Barcelona’nın en canlı, en dinamik ve en kalabalık caddesi işte burası. Her şehrin bir kalbi vardır ya La Rampa da Barcelona için o görevde bir yer. Caddede yapacak pek bir şey yok. Boydan boya şöyle bir gezinti yapmak yeterli. Yemek yemek, bir şeyler içmek ve dinlenmek için bir çok restaurant ve cafe bulabilirsiniz.

Ancak bu caddede çok fazla hırsızlık yaşandığına dair hikayeler duyduk. Lütfen dikkat ediniz.

6. Plaça Reial

La Rampla’nın kaotik atmosferinde gezerken bir arasa sokağa dalıyorsunuz. O sokak sizi öyle bir meydana çıkarıyor ki şok 😀 Nispeten daha sakin, palmiye ağaçlarıyla dolu harika bir meydan. Kraliyet Meydanı olarak geçen meydan Barcelona’dan kopmuş ayrı bir ülke gibi adeta. Biz henüz görmedik ama bloggerlar buraya “aaayynı Kübaa” diyorlar 😀

Meydanda bulunan sokak lambaları da yine ünlü mimarımız Gaudi tarafından tasarlanmış.

7. Mercat De La Boqueria

Avrupa’nın başka şehirlerinde de kapalı geniş pazarlara denk gelmişseniz burası size epey tanıdık gelecektir. Mercat De La Boqueria, La Rampla üzerinde yer alan bir pazar. Ama tabi ki bizim pazarlara pek benzemiyor. Bu tarz pazarlarda yan yana küçük küçük dükkanlar yer alıyor. Kimisi manav görevi görüyor, kimisi restaurant, kimisinde durup içki içiyorsunuz, kimisinde oturup yerel lezzetler tadıyorsunuz.

Yanından geçerken bir şeyler atıştırmalık (mesela tapas) şöyle bir gezinmelik bir yer olarak özetleyebiliriz. Aradığınız birçok şeyi burada bulabilirsiniz.

8. Colomb Heykeli

La Rampla’nın denize doğru uzanan son noktasında bulunan 60 metre uzunluğundaki heykel. Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfi sonrasında İspanya’ya geri gelişini simgeleyen bir eserdir kendisi. Parmağıyla nereyi gösteriyor acaba derseniz biz uzun uzun size açıklayalım: denizi!

9. Casa Batllo

Gaudi’nin Barcelona’ya kazandırdığı ilginç mimari eserlerden bir başkası da Casa Batllo’dur. Katalonya Meydanı’ndan 15 dakika yürüyüşle bu binaya ulaşabilirsiniz. “Kemiklerin Evi” anlamına gelen bu bina eski bir yapının dışını yeniden giydirerek Gaudi tarafından oluşturulmuş. Dikkatle baktığınızda iskelet ve kafatası gibi figürler göreceksiniz.

Casa Batllo’nun içi de dışı kadar ilginç. Bir müze olarak hizmet verdiği için içerisini de gezebiliyorsunuz. Ancak giriş ücreti biraz pahalı. Giriş 25 €, 0-7 yaş ücretsiz ve 7-18 yaşındakiler için de dev indirim var, sadece 22 € 😀

10. Casa Mila

Hemen Casa Batllo’nun hemen karşısında yer alan bir başka Gaudi eseri de bu yapı. Mimar bu binanın dış kısmına dalgalı deniz ve yosun efekti vermeye çalışmış. Çok da iyi başarmış, hakikaten dalgalı deniz resmen 😀 Casa Mila (La Pedrera), ünlü işadamı Pere Mila için tasarlanmış bir konut. Binanın iç kısmı, çatı katına kadar baştan aşağı ilginç mimariyle donatılmış. Birbirinden harika fotoğrafları bu binada çekeceğinizden hiç şüphe yok. Ancak kötü haber buranın girişi de 22 €’cuk.

Kabaca bir hesap yaparsak Barcelona’daki Gaudi eserleri için (Sagrada Familia indirimsiz 25 €, Park Güell 10 €, Casa Batllo 25 €, Casa Mila 22 €) toplam 82 € yani günümüz kuruyla yaklaşık 500 TL para harcamanız gerekiyor. 3 kişilik bir aileyseniz vay halinize 😀 O sebeple biz bu eserler arasından sadece Sagrada Familia’yı tercih ettik. Sizin de en azından buraya girmenizi tavsiye ediyoruz.

11. Barcelonata Plajı

Yaklaşık 1 kilometre uzunluğundaki dünyanın en ünlü plajlarından birisi. Şehir merkezinde bulması nedeniyle de pek popüler. Plaj çevresinde acıktığınızda atıştırabileceğiniz, bir şeyler içebileceğiniz bir çok mekan bulunuyor. Çocukla eğlenceli vakit geçirebileceğiniz harika bir plaj.

12. Barri Gotic Sokakları

Barcelona’da hiç süphesiz bizi en çok etkileyen yerlerden birisiydi bu sokaklar. Şehrin antika yüzünü bu sokaklarda görmeniz mümnün. Her köşesi otantik fotoğraflar için sizi bekliyor olacak 🙂 El Born bölgesi ve Barri Gotic sokaklarını es geçmeden Barcelona’dan ayrılmamanızı tavsiye ediyoruz.

13. Ciutadella Parkı

Şehrin merkezinde insanın havasını değiştiren kocaman parklar görmek bizi her zaman mutlu etmiştir. Bu park da Barcelona için bu özellikte diyebiliriz. Gezerken 2 damla güneşte bile hemen üstlerini çıkarıp güneşlenen yüzlerce insan göreceksiniz. Serbest takılmak ve akciğerinize hava pompalamak için harika bir atmosfer.

Ciutadella Parkı’nın içinde Doğa Tarihi Müzesi ve Hayvanat Bahçesi başta olmak üzere birçok müze yer alıyor. Eğer deniz tarafının zıttı yönündeki girişten girerseniz sizi efsane güzellikteki endülüs mimarisinden esinlenerek yapılmış Arc de Triomf adındaki zafer takı karşılıyor. Aynı zamanda parkın içinde Gaudi’nin öğrencilik yıllarındayken yapımında katkıda bulunduğu şelaleli havuzu da görmenizi tavsiye ediyoruz. Çeşmenin ortasında yer alan Venüs heykeli ve ince işçilikler, buraya “çeşme” denilmesini hakaret sayıyorlar 😀

Ciutadella Parkı’nın ortalarında bir yapay göl göreceksiniz. Bu göl üzerinde de eğer isterseniz sandal kiralayarak değişik bir etkinlik kendinize ısmarlayabilirsiniz.

Parka giriş ücretiz. Ancak içinde bulunan müzeleri ve hayvanat bahçesini gezmek isterseniz buralar için ayrı ücretler ödemeniz gerekiyor.

14. Santa Maria Del Mar Bazilikası

El Born Bölgesi’nde  yer alan bu bazilika, en az Sagrada Familia kadar etkileyici bir kilise. Üstelik giriş de ücretsiz 😀 Kiliselerde görmeye alışık olduğumuz süslemeler ve ışıltıların aksine son derece sade bir yapı. Gotik mimarinin en güzel örneklerinden biri olarak gösterilen kilise 14. yüzyıldan beri ayaktadır. Kesinlikle görmenizi öneririz.

Biz Barcelona’da dolu dolu geçirdiğimiz 3 güne bunları sığdırdık ama daha gezilecek bir bu kadar daha yeri olduğunu söyleyebiliriz. Bu şehrin büyüsünü alınca ayrılmak epey zor geliyor, ona göre 😀

İspanya lezzetlerini ve Barcelona’da denemeniz gereken tatları buraya tıklayarak ulaşabileceğiniz yazımızda bulabilirsiniz.

Mutlu Seyahatler…

 

 

 

Seyahat etmek bir tutkudur. Dünya’nın her yerine gidebilme arzusu… Çocuklu Seyahat ise, dünyayı daha renkli görebilmenin formülüdür 😉

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.