Venedik ’te bir sabaha sirenlerle uyanabilirsiniz. Bilmeyen için tedirgin edici sirenler. Savaşı haber verir gibi… Bilenler için ise heyecan verici…
Yetkililer sizi uyarıyordur. Sokağa çıkarken dikkat edin.
İşte Venedik için Acqua Alta …

Acqua Alta (Su Baskını) aslında Venedik için bir felakettir. Çünkü her Acqua Alta zamanında Venedik’teki binalar ciddi zararlar görür. Turistler içinse mükemmel bir hadisedir. Eğer siz Venedik’teyken Acqua Alta olursa, çok şanslısınız demektir. Çünkü yalnızca yılın belli zamanlarında görülmektedir.
Biz de bu şanslılar arasındaydık.
Kısaca nedir Acqua Alta? Tüm şehrin komple suya batmasıdır. Ayın konumuna göre gel-git zamanlarında kendini gösteriyor. Sular bir anda yer yer dizinize kadar yükselir ve sokakları denizin içinde yürüyerek dolaşmaya başlarsınız. Özellikle yılın Eylül ve Nisan ayları arasında görülebilmektedir. Baskının şiddetine göre dizden çok daha yukarısına da çıktığı oluyormuş. Önceki yıllarda çok büyük Acqua Altalar yaşanmış ve Venedik ciddi zararlar görmüş.

Yetkililer tabi ki de baskının ne zaman olacağını biliyorlar ve 1 gün öncesinden hazırlıklara başlıyorlar. Sokakları fotoğrafta gördüğünüz gibi belirli yükseklikte platformlarla döşüyorlar. Böylece su baskını olduğunda ıslanmadan dolaşmaya devam edebiliyorsunuz. Ama platformlar çok küçük olduğundan aşırı kalabalık oluyor ve çok yavaş ilerleyebiliyorsunuz. Zaten hayatta insan kaç defa Venedik’e gidip Acqua Alta yaşayabilir ki. Bizim gibi atlayın suya 🙂

Suda yürümek çok daha hızlı ve zevkli oluyor. Abartısız her dükkanda hemen plastik ve naylon bot satışı başlıyor. Samsung mağazasının vitrininde bile inşaat botunu görünce abartıldığını düşünmüştük. Venedik’e gittiğimiz gün havanın yağmurlu olmasından dolayı ayakkabılarımızı korumak için bir Bangladeş’liden yoğun pazarlıkla 2 tanesini 15 €’ya almıştık. Ertesi gün nerden bilelim Acqua Alta olacağını… Bizim botlar olmuştu tanesi 20 €. 🙂 24 saat dayanabilen bu botlar sayesinde kalabalığa karışmadan rahat rahat Venedik sokaklarında ilerledik. Soğuğa dayanırım derseniz birçok turist gibi çıplak ayak da dolaşabilirsiniz.

San Marco Bazilikası’nın muhteşem görkemine içerdeki su da eklenince tadından yenmiyor. Sel içinde bazilika gezmek de unutulmaz bir deneyim olarak aklımıza kazınıyor.
Unutulmaz manzaralar birer birer karşınıza çıkıyor. Dünya’nın en pahalı markalarının olduğu mağazaların personelleri, sarı botlarıyla müşteriyi karşılıyor. Öte yandan tamamen sular altındaki bir cafe çalışanı, sanki suda değillermiş gibi hizmetine normal bir şekilde devam ediyor. Cafede oturanların koltuklarına kadar gelen suya aldırış etmemeleri sizi hayrete düşürüyor.

Ve Venedik’in en ünlü meydanı San Marco… Acqua Altadan en fazla etkilenen yerlerden birisi. Zaten normal zaman bile turistlerin buluşma noktası olan yeri bir de sular altında görebilme şansınız oluyor.

Tüm bu felaket 6 saat kadar sürüyor. Şehrin su baskını için geliştirilmiş alt yapıları sayesinde kısa sürede sular tahliye edilebiliyor. Şehir bir anda normal yaşantısını sürdürmeye devam edebiliyor. İşte tam bu sırada San Marco meydanında olmalısınız. Lüks restaurantların canlı müzik diye tanımladığı olağanüstü donanımlı orkestralarından klasik müzik dinletisi çalmaya başlıyor.
Biraz önce sular altındaki San Marco’da şimdi ruhunuzu müziğe teslim etme zamanı.
Meydanda sadece siz varmışsınız gibi anın tadını çıkarın.
Eğlenceli Seyahatler…