Belçika küçük bir ülke olmasına rağmen sahip olduğu şehirler bakımından oldukça zengin bir coğrafya. Hatta öyle ki ülkenin başkenti olan Brüksel’den bile daha çok konuşulan birçok şehri bulunuyor. Adı çok fazla anılıyor olmasa da Belçika’nın mücevheri Antwerp de bunlardan birisi.
Mücevher diyoruz çünkü Antwerp dünya elmas ticaretinin başkenti olma özelliği taşıyor. Brüksel’den sonra Belçika’nın 2. büyük şehri olmasına rağmen, turistik yapısı ticari popülerliğinin yanında sönük kalmış, henüz çok fazla keşfedilmemiş bir cevher.
Amsterdam ’a yakın oluşuyla Brüksel, Paris gibi şehirler için önemli bir geçiş noktasına sahip. Bu nedenle en önemli ticaret limanlarından biri olma özelliği taşıyor.
Orjinal adı Antwerpen, Fransızcası Anvers olan bu şehrin gezilip görülmesi gereken birçok önemli yeri bulunuyor. Kendi halinde sessiz sakin ve turist yoğunluğunun çok az olduğu bir şehirdir Antwerp. Şehirde ulaşım metro ve tramvaylarla sağlansa da bunlara gerek duymadan yürüye yürüye yarım günde gezilecek yerleri bitirebiliyorsunuz.
İnternette çok fazla içerik bulamamamız Antwerp’i merak konusu haline getirmişti. Amsterdam’dan otobüsle yaklaşık 3 saatte vardığımız bu şehre ulaşım için Antwerp’e Ulaşım yazımızı okuyabilirsiniz.
Elmas Mahallesi (Diamond District)
Dünya elmas ticaretinin başkenti olması şehrin en büyük özelliği. Bu nedenle Antwerp’te göreceğiniz ilk yer Diamond District adıyla geçen elmas mahallesi olacak.
Dünya’da elmas işçiliğinin en iyi yapıldığı yer Antwerp’tir. Eğer evinizde bir köşede elmas varsa hemen gidip bakın. Antwerp’de yapılmamışsa, gözünüzde büyüttüğünüze değmez 🙂 🙂
Şehirdeki Yahudi nüfusunun çok büyük bir bölümü bu çevrede yaşıyor. Bu nedenle uzun sakallı, siyah pardesülü ve fötr şapkalı bir sürü insan karşınıza çıkacak.
Het Steen
Antwerp’in deniz kıyısındaki görkemli kalesi Het Steen, görmeniz gereken yerlerin başında yer alıyor. Şehrin savunma kalesi olarak inşaa edilmiş kalenin mimarisi, masallarda geçen şatoları anımsatıyor. Kale güçlendirme çalışmalarıyla yeniden düzenlediği için gördüğünüz gibi renk farkları ortaya çıkmış. Bu çalışmadan sonra kaleye Felemenkçe’de “Taş” anlamına gelen “Het Steen” adı verilmiş. Kalenin içinden geçerek deniz tarafındaki manzarasını seyredebilirsiniz.
Kale en çok da Vikingler’den korunmak amacıyla yapmış ve Ortaçağ’dan kalma bir yapıdır. Burayı eğlenceli hale getirebilmeniz mümkün. Çünkü kale masalsı bir hava yaratıyor. Çocuklarınıza kaleyi gezerken hikayeler yazmak onun ilgisini çekecektir.
Grote Markt (Eski Meydan)
Avrupa şehirlerindeki çoğu meydanda olduğu gibi burası da şehrin kalbi olma özelliği taşıyor. Noel zamanında kurulan pazarları ile çok renkli bir atmosfere bürünen meydan, gittiğimiz tarihlerden olsa gerek, çok sakindi. Meydanda bizim dışımızda 3 5 kişi vardı. 🙂 Bu anlamda Derin’nin güzel vakit geçirmesi için harika bir yer oldu.

Orta Çağ’dan kalma yapılarla çevrili meydanın en gösterişli yapısı Belediye Sarayı. Meydan çevresinde birçok kafe, restoran ve alışveriş dükkanları da bulabilirsiniz.
Meryem Ana Katedrali
Katedralin geceleri harika bir şekilde aydınlatılması Antwerp’te sizi en çok etkileyecek yapı olmasını sağlıyor. Gündüzleri de 123 metrelik çan kulesiyle her yerden kendini gösteriyor.
Benelüks bölgesinin en büyük kilisesi olan Meryem Ana Katedrali’ni 6 € karşılığında gezebilirsiniz. Ancak biz gittiğimiz zaman kapalı olduğu için gezememiştik.
Meir Caddesi
Antwerp’in eğlence ve alışveriş merkezi diye tabir edilebilir. Birçok kafe ve restoranı bu cadde üzerinde bulabilirsiniz. Alışveriş yapmak isteyenler içinde yine bu meydanda birçok mağaza bulunuyor.
Ancak caddenin bağlı bulunduğu meydanın bakımsızlığı en çok dikkatimizi çeken şeydi. Bir Avrupa şehri görüntüsünden uzak olması bizi çok şaşırtmıştı. Meydanda Hilton Oteli’nin binası dışında göreceğiniz güzel bir görüntü bulunmuyor.
Cadde bir uçtan diğer uca kadar bütün Antwerp’te uzanıyor. Belediye Binası’ndan, Merkez Tren İstasyonu’na bu caddeyi takip ederek ulaşabilirsiniz.
Merkez Tren İstasyonu
Hiç şüphesiz ki tren istasyonunu gördükten sonra Antwerp hakkında diğer gördüklerinizi unutacaksınız 🙂 Antwerp Tren İstasyonu, mimarisiyle tek başına şehri ünlü yapmış durumda. Dünya’nın en büyük 4. tren istasyonu olarak bilinen istasyon tam anlamıyla bir film seti.
Aslında bu yapıya tren istasyonu demek biraz ayıp oluyor gibi 🙂 Bize göre burası büyük bir saray. Antwerp’de kaldığımız otel, istasyonun bitişiğinde olmasına rağmen oteli bulamayıp tam 1 saat kaybolmuştuk. 😀
Bilet gişelerinin bulunduğu bu merdivenlerden, az sonra baloya katılmak üzere tüylü şapkalı kostümleriyle birileri inecekmiş gibi hissettiriyor.
1905 yılından beri 100 yılı aşkın süredir faaliyette olan bu istasyon, çeşitli mağazalar ve marketleriyle büyük bir AVM gibi birçok ihtiyaca cevap veriyor.
Antwerp Merkez Tren İstasyonu’ndan Avrupa’nın birçok şehrine ulaşım sağlayabilirsiniz.
Bizim zaman yetiştiremediğimiz ancak çocuklu aileler için önemli bir durak daha var. Avrupa’nın en büyük hayvanat bahçesi Antwerp’te. Tren istasyonunun hemen arka tarafında bulunan Antwerp Hayvanat Bahçesi’ni kime sorsanız gösterirler 🙂
Antwerp’te Nerede Kalınır?

Antwerp, genel itibariyle günübirlik gezilebilecek bir yer. Ancak bizim gibi şehirler arası geçiş için konaklama ihtiyacı hissederseniz, Tren İstasyonu’nun hemen dibindeki İbis Budget Hotel işinizi görecektir.
Tek gecelik konaklama için fiyat ve fayda açısından yeterli olan bu otel için buraya tıklayarak rezervasyon yaptırabilirsiniz. Ancak, otelin nerede olduğunu polisler ve çevredeki restoranlar bilmiyor. Bu nedenle hazırlıklı gitmenizde yarar var. 🙂
Mutlu seyahatler…
Çok güzel ve detaylı bir yazı olmuş. Bende yoğun gitme dürtüsü uyandırdı hatta. Teşekkürler:)
Sizin bu güzel mesajlarınızı okumak da bizde daha fazla yazma dürtüsü uyandırıyor. ? Çok teşekkürler…