Paris’te Gezilecek Yerler

click Paris , yıllarca birçok kişinin hayali hatta Avrupa denilince aklına gelen ilk yer olmuştur. Sevgililer gününde Paris… Yılbaşını unutulmaz yapabileceğiniz şehir… Romantik şehir… Eğlencenin dibine vuracağınız şehir… Liste uzayıp gidiyor. Paris, sizde ne uyandırıyor?

single haushalt fixe kosten Aslında Paris, hiçbir zaman ilk görmek istediğimiz yerlerden birisi değildi. Rotamızı Amsterdam olarak belirledikten sonra buraya çok yakın oluşu sebebiyle gitmeye karar verdik. Sonra araştırmaya başladıkça şehrin gezilip görülecek bir sürü yeri olduğunu okuyup seyahat süremizi uzattık. Evet fark ettik ki, araştırmadan önce Paris hakkında hiçbir şey bilmiyormuşuz.

http://secfloripa.org.br/esminer/6109 Paris’e aşık olan da çok, nefret eden de abartıldığını düşünen de. Okuduğumuz birçok blogdan ve dinlediğimiz birçok insandan ötürü daha gitmeden Paris’e karşı bir önyargımız oluşmuştu. Gezip gördükten sonra aklımızda Paris’le alakalı şu kaldı: Kargaşanın içinde kalmış, büyüleyici bir şehir.

http://www.ecoshelta.com/?kampys=il-fatto-quotidiano-opzioni-binarie&acb=65 Şehrin karmaşık yapısı ve güvensizliği hakkında yazılar görmüş olabilirsiniz. Bu tespitlere sonuna kadar katılıyoruz. Çünkü bugüne kadar hiçbir şehirde kendimizi bu kadar güvensiz hissetmemiştik. Her yerde evsizlerle, turist olduğunuzu anlayıp yanaşmaya çalışan tekinsiz tiplerle hatta yolumuzu kesip bir şeyler satmak için aşırı ısrarcı siyahi ırktaki insanlarla karşılaştık.

http://joetom.org/masljana/4717 Google’a “Paris’te hı” yazar yazmaz size “bunu mu demek istediniz?: Paris’te hırsızlık” çıkıveriyor. (Hırsızlığı en az Eyfel kadar meşhur) Eğer hırsızlık konusuna dikkat ederseniz korkmanız gereken başka bir durum yok bize göre. Avrupa’da başka hırsızlık konusunuda meşhur olmuş şehirler de var ama biz bir tek Paris’te çekinmiştik. Ha şunu da söyleyelim biz çocukla her yerimizde çantalar, bebek arabası, kanguru vs. potansiyel ‘soyulmalık turist’ olarak gezmemize ve sık sık metro kullanmamıza rağmen en ufak bir girişim bile yaşamadık.

http://palsambleu.fr/?dimyrewsy=site-de-rencontre-idylive&431=bb

source url Çocuklu seyahat etmek içinse biraz kolay biraz zor bir şehir. Kolay, çünkü şehrin her yerinde geniş geniş meydanlar ve parklar bulunuyor. Bu nedenle de çocuklara oradan oraya koşturmaları için imkan veriyor. Zor, çünkü metrolara pusetle binmek eziyet. Asansör bulunmadığı gibi çok fazla merdiven inip çıkmak ve metrolar arası bu dar koridorlardan sıklıkla aktarma yapmak zorunda kalıyorsunuz. Biz ilk gün kan ter içinde puset indirip kaldırdıktan sonra diğer günler kanguruyu takıp puseti otelde bırakmayı tercih etmiştik.

watch Gezilecek yerlere başlamadan önce şunu söyleyelim ki Paris’i 1-2 günde gezmek imkansız. Biz 3 gün ayırmıştık ve bu süre bize yetmedi. Özellikle şehrin dışında kalan Versay Sarayı ve Disneyland’ı görmek isterseniz 5 gün Paris için ideal bir süre olacaktır.

cherche un mec a adopter Paris’te Gezilecek Yerler
1.Eiffel Kulesi

http://huntersneeds.net/rigaro/6187

Paris’e gidince görmeniz gereken ilk yer tabiki de Eyfel Kulesi. Kule sadece şehrin değil aynı zamanda Avrupa Kıta’sının da sembolü. Kulenin şehrin büyük bir bölümünden görünmesi, her manzaraya 1 Eyfel yerleştirmenizi sağlıyor.

Eyfel Kulesi’nin ayni zamanda ilginç bir hikayesi bulunuyor. Kule 1889 yılında Gustave Eiffel tarafından Evrensel Sempozyum için 18.000 parça demir kullanılarak yapılıyor. Yapıldığı yıllarda başta ünlü sanatçılar olmak üzere birçok kitle tarafından tepkiye maruz kalıyor. Çünkü Parisliler Eyfel Kulesi için, Paris’in genel mimari görüntüsünü bozan, demir yığınından başka bir şey olmadığını düşünüyorlar. Ancak kule geçici olarak inşaa edildiği için (10 yıl sonra kaldırılması planlanıyor) tepkiler kısa sürede sona eriyor.

324 metre yükseklikteki kule için 1910 yılında yıkım kararı çıkmasına rağmen şu anda hala tüm ihtişamıyla ayakta kalmayı başarıyor. Böylesine sembol haline gelmiş bir kuleyi yıkma fikri bile şu an tüm dünyayı ayağa kaldırmaya yeter  🙂

Trocadero Meydanı

Kulenin etrafında serbestçe dolaşıp binlerce fotoğraf çekecek manzara bulabilirsiniz. Çevresinde rahatça vakit geçirebileceğiniz genişçe bir park mevcut. En güzel Eyfel fotoğrafları için kulenin tam karşısında bulunan rencontres culturelles ccas Trocadero Meydanı‘nı kullanabilirsiniz. Ama daha atraksiyonlu bir şey yapalım derseniz Eyfel Kule’sine çıkabilmeniz de mümkün. Kuleye hem asansörle hem de merdivenle çıkabilirsiniz. Her iki türlü de giriş ücretli.

Eyfel Kulesi Bilet Fiyatları

Kule’nin en tepesine asansörle çıkmak 25 €, merdivenle çıkmak 19 €

Kule’nin 2. katına çıkmak ise asansörle 16 €, merdivenle 10 €

Biletler 0-4 yaş arası çocuklar için ücretsiz, 4-11 ve 12-24 yaş arası ise indirimli şekilde kuleyi ziyaret edebiliyor. İndirimli bilet fiyatlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Biletlerinizi buraya tıklayarak online olarak alabilirsiniz. Eğer gidince biletimi alırım derseniz bu size ekstra bekleme süresi bonusu olarak geri döner 😀

Eyfel’in en güzel görüntülerinden biri de akşam hava karardıktan gece saat 01:00’e kadar devam eden ışık şovudur. Her saat başında 5 dakikalık göz kırpan ışıklandırmayla Eyfel aydınlatılır. Paris’te bu görüntüyü kaçırmamanızı tavsiye ediyoruz.

2.Louvre Müzesi

Louvre Müzesi dünyanın en önemli eserlerinin yer aldığı 35.000 eserin sergilendiği devasa bir müzedir. Tüm dünyanın bildiği ve hepimizin her yerden aşina olduğu Leonardo Da Vinci’nin ölümsüz eseri olan Mona Lisa Tablosu, Louvre Müzesi’nin en çok ziyaret edilen eserlerinden birisidir.

Müzenin pek çok sanat eserini barındırmasının yanında aynı zamanda önemli bir saray olma özelliği de taşır. Yapı ilk olarak Orta Çağ’daki Viking akınlarından korunmak için kale olarak inşaa edilmiş, daha sonra saray ve günümüzde de müze olarak kullanılmaya devam edilmiş.

Louvre’un kendisiyle bütünleşmiş olan cam piramidi, yapıya 1989 yılında eklenmiş. Sarayın ihtişamıyla piramidin uyumu harika bir görüntü yaratıyor. Bu bölgede çekileceğiniz bütün fotoğraflar birbirinden güzel olacaktır.

Müzeye giriş Piramit’ten sağlanıyor ve dönemsel olarak uzun kuyruklar beklemek zorunda kalabiliyorsunuz. Eğer buraya tıklayarak internetten biletinizi alırsanız hızlı bir şekilde müzeye giriş yapabilirsiniz.

Müzedeki tüm eserleri 1 günde tam anlamıyla inceleyerek gezmenizin imkansız olduğu söyleniyor. Müzesi’yi hızlı bir şekilde gezmek isterseniz yarım günden fazlasını ayırmanız gerektiğini unutmayın.

Müzeyi resmi tatiller ve Salı günleri dışında hergün ziyaret edebilirsiniz.

Müzenin geniş avlusu çocuklar için harika bir oyun alanı, fotoğraf çekilmeyi sevenler için de rahat bir ortam sağlıyor. Sadece bu avluda bile güzel vakit geçirebilirsiniz.

3. Notre Dame Katedrali

Victor Hugo’nun efsane romanı “Notre Dame’ın Kamburu”nu biliyorsanız burayı mutlaka görmeniz gerekiyor. Katedral sadece roman için değil aynı zamanda Fransa’nın önemli bir yapısı olduğu için de görülmeye değer.

Yapıya yaklaştığınız zaman kocaman çan kuleleri daha içeriye girmeden sizi etkileyecek. Kiliseye giriş ücretsiz ama çan kulesine çıkmak isterseniz burası rehber eşliğinde ve belli saatlerde ücretli gezilebiliyor.

Notre Dame’ın kapısı aynı zamanda “Kilometre sıfır” olarak geçer. Bu ifade coğrafi olarak şehrin tam ortasında olduğunu belirtir. Devasa yapısı, aynı anda 9000 kişinin ibadet edebilmesi için tasarlanmıştır.

İsa’nın dikenli tacının da burada bulunması, kiliseye ayrı bir önem veriyor. Notre Dame Katedrali, Paris’te en çok ziyaretçi alan yapı ünvanına sahip. (Eyfel Kulesi’ni bu sıralamada geçiyor)

Kilise’nin en önemli bölümlerinden birisi de Hazine bölümüdür. Bu bölümde Hristiyanlığın doğuşundan itibaren bir çok kutsal emanet bu kilisede saklanmaktadır.

Bizi bütün bu hikayesi dışında en çok etkileyen ihtişamlı yapısıydı. Tavandan yerlere kadar bütün işlemeler, vitraylar kesinlikle görülmeye değer. Paris’in en etkileyici yeriydi diyebiliriz.

4.Arc De Triomphe Du Carrousel

Louvre Müzesi’nin hemen karşında göreceğiniz bir zafer takıdır. Paris’te bu zafer taklarından 3 tane bulunuyor ve hepsi birbirinden güzeller. 🙂

Napolyon tarafından Avusturya zaferini kutlamak amacıyla yaptırılmış mermer sütunlu etkileyici bir yapıdır. Takın tepesindeki atlar size tanıdık gelebilir. Şu anda burada, Napolyon’un üstünde olduğu 4 at yer alsa da önceden takın üstünde, Venedik ’teki San Marco Bazilikası’nın ünlü atları yer alıyormuş. Daha sonra bu atlar Venedik’e iade edilmiş ve günümüzdeki haline dönüşmüş.

Korkunç zor bir adı olmasına rağmen biz bu zafer takını çok sevdik. Louvre Müzesi’ne gitmişken görmeden dönmeyin.

Louvre Müzesi’ni geride bırakıp Arc De Triomphe Du Carrousel’den ileriye doğru yürüdüğünüzde Corcorde Meydanı’na kadar uzanan muhteşem bir park göreceksiniz. Bu parkta gezinti yapmanızı veya dinlenmek için yolunuzu düşürmenizi tavsiye ederiz. Paris’teki çocuklar için uygun birçok ortamdan birisi.

5.Sacre Coeur Bazilikası

Paris’in en güzel tepelerinden biri olan Montmarte Tepesi’ne kurulmuş bazilika, manzarası, tarihi ve mimarisiyle muhteşem bir yapı.

Sacre Coeur Bazilikası’nın yapımı 1914 yılında tamamlanmış ve Fransa-Prusya Savaşı’nın anısı açısından önem taşımakta. Yapıldığı yıldan bu yana bazilika’da, savaşta ölen 58.000 askerin ruhları için 24 saat dua edilmeye devam ediyor.

Beyaz yapısı sayesinde Paris’in birçok yerinden görülebiliyor. Eğer bazilikanın kubbesine çıkmak isterseniz Paris manzarasını daha yukarıdan görebilirsiniz.

Bazilika’ya çıkmak için epey bir merdiven tırmanmanız ya da merdivenlerin yanındaki finikülere binmeniz gerekiyor. İkisinden birini seçip mutlaka tepeye ulaşmanızı ve kubbeye çıkmasanız bile bazilikanın önünden Paris manzarasını görmenizi öneririz.

6.Montmartre Tepesi

Sacre Coeur Bazilikası’nın da bulunduğu bu tepe, Avrupa’nın en ünlü semtlerinden birisi. 19. yüzyılda dönemin birçok ressamı, sanatçısı, yazarı ve şairi bu bölgede yaşamışlar.

Montmarte Tepesi’nin biz turistler için en önemli tarafı birbirinden güzel cafelerinin bulunduğu huzurlu bir bölge olması. Bu çevrede Ressamlar Tepesi görmeniz gereken yerlerden birisidir. Pablo Picasso’dan Van Gogh’a, Salvador Dali’ye kadar birçok ünlü ressam bu tepede eserlerini sergilerlermiş. Günümüzde sokak sanatçıları bölgenin ruhunu yaşatmaya çalışıp, turistlerin portlerini çizmeye devam ediyorlar.

Montmarte bölgesinde görebileceğiniz bir diğer önemli yapı, 1889 yılında inşaa edilmiş olan ünlü kabare Moulin Rouge. Kırmızı yel değirmenleriyle “Neresi acaba?” demenizi gerektirmeyecek kadar ışıklandırması ve caf cafıyla sizi karşılıyor olacak.

7.Les Invalides

Les Invalides, savaş gazileri için yapılmış, içinde hastane ve müze gibi yapılar barındıran dev bir kompleks. Ama bütün bu tesisteki yapılar bir yana Dome Kilise’si bir yanadır.

Dome Kilise’si Les Invalides’in içinde bulunan ve Napolyon’un mezarının bulunduğu dev bir kilisedir. Burada aynı zamanda Fransa’nın önemli komutanlarının da mezarı yer alıyor. Kilisenin en dikkat çekici bölümü ise kuşkusuz kubbesidir. Çünkü kubbe tamamen altından yapılmış ve göz kamaştıran bir özelliği vardır.

Paris’in bir çok yerinden bu kubbe kendini gösterir. Hiç yoksa altın kubbenin göz kamaştırıcı parlaklığı size uzaktan göz kırpabilir.

8.Pantheon

İsim ve görünüş itibariyle Roma ’daki Pantheon’a benzerliği, ilk dikkatinizi çeken özelliği olabilir.  1800’lü yıllarda ünlü isimler için mozole olarak kullanılan yapı günümüzde kilise olarak kullanılmaya devam etmekte.

Kilisenin en önemli bölümü Kripta bölümüdür. Bu bölümde Voltaire ve Victor Hugo gibi ünlü isimlerin mezarları bulunuyor.

Eğer kiliseyi ziyaret etmek isterseniz 8 € karşılığında gezebilirsiniz.

9.Lüksemburg Bahçesi ve Sarayı

Lüksemburg Bahçesi, Paris’teki en geniş yeşil alanlardan birisine sahiptir. 17. yüzyılda Kraliçe Mariae de Medicis’in memleketi Floransa ’yı anımsatması adına Floransa’daki Palazzo Pitti örnek alınarak yapılmış.

Saray günümüzde Fansız Senetosu için kullanılmaya devam ediyor.

Bahçe içinde tenis kortları, kukla tiyatrosu ve bando sahnesi gibi birçok bölüm buluyor. Parislilerin açık hava sporları için toplanma yerlerinden birisi olsa gerek ki bizim orada olduğumuz pazar günü bahçe, spor yapmaya gelmiş insanlarla doluydu.

Gerçekten de bol ağaçlı, tertemiz açık havada yürüyüş yapmak ve biraz dinlenmek için muhteşem bir yer.

10.Opera Binası

Paris Opera Binası dünyanın en önemli opera binalarından birisi olma özelliği taşıyor. Bir yapıdan çok daha ötesi, adeta bir baş yapıt.

Günümüzde bale gösterileri bu binada sergilenmeye devam ediyor. Eğer binayı turistik olarak gezmek isterseniz, girişte bulunan gişeden bilet alabilir ve binayı daha yakından keşfetme şansı yakalayabilirsiniz.

Opera binasının tepesinde bulunan altın renkli heykeller, içerisi hakkında ipuçları veriyor. Binanın mimarisi tam anlamıyla bir saraya benziyor. Hatta binanın alt katında bir de göl olduğunu görebilirsiniz. 😀

11.Orsay Müzesi

Orsay Müzesi, Louvre’dan sonra ziyaret etmeniz gereken en önemli müzelerden birisidir. Çünkü bu müzede Louvre’da sergilenen dönemden sonraki eserler bulunur.

Orsay Müzesi’nin binası, 1900 Evrensel Sergisi için tren istasyonu olarak inşaa edilmiş. (Hani şu Eyfel’in yapılma sebebi olan sergi) Daha sonra tren istasyonu işlevini yitirmiş ve müzeye dönüştürülmüş.

Müzede 1848-1914 yılları arasında yapılmış empresyonizm akımının önemli eserleri sergilenmektedir. Müzeyi gezmeye zaman bulamazsanız bile hiç değilse binayı dıştan görmenizi tavsiye ederiz.

12.Madeiline Kilisesi

Kilise ilk bakışta Yunan mimarisini andırır. Ön cephesinde bulunan kabartmalar On Emri temsil etmesi amacıyla tasarlanmış.

Kilise tam Concorde Meydanı’na baktığı için uzaklardan bile kendini çok güzel gösteriyor. Bu kadar kusursuz güzellikte olmasının yanında bizi rahatsız eden şey kilisenin görüntüsünü bozacak şekilde reklam asılmış olmasıydı. Bu reklamı almadan nasıl fotoğraf çekeriz diye kırk takla attık ama olmadı 😀

Kıl Payı Kaçırılan Dinleti 🙂

Kilisenin içinde zaman zaman dinletiler gerçekleşiyor. (Hatta biz bir tanesi kıl payı kaçırdık). Aynı zamanda kilisenin içinde önemli eserlerden birisi olan İsa’nın Vaftizi heykelini görebilirsiniz.

Kiliseyi ziyaret etmek ücretsiz.

13.Concorde Meydanı

Concorde Meydanı, Paris’in en büyük ve en kritik meydanlarından birisidir. Turistik açıdan baktığınız zaman, önemli bir çok yapıyı birbirine bağlayan noktada yer alıyor. Meydanda, Paris silüetini görebilme şansı bulabiliyorsunuz.

Bu meydanın Fransa tarihi açısından da çok önemli bir rolü bulunuyor. Fransız İhtilali sırasında bu meydandaki heykel kaldırılarak yerine giyotin konulmuş. Bu giyotinle binlerce insan herkesin gözleri önünde idam edilmiş.

Bu korkunç tarihi olayı unutturması için daha sonra buraya Dikilitaş dikilmiş. Günümüzde Concorde Meydanı’nda bu dikilitaşı ve 8 kenti simgeleyen heykelleri görebilirsiniz.

Paris’te gezilecek yerler listesi elbette ki bu kadar değil. Bunlar dışında ünlü Şanzelize Caddesi’nde gezinti yapabilir, Aşıklar köprüsüne kilit asabilir, Sen Nehri boyunca kusursuz simetrik ağaçların arasında sakin bir yürüyüş yapabilir (ki bu gerçekten muhteşem oluyor), şehrin biraz daha dışında kalan Versay Sarayı’nı gezebilir ve eğlenmek için bir gün daha ayırıp Disneyland Paris’te muhteşem bir gün geçirebilirsiniz.

Eğlenceli Seyahatler…

 

 

 

 

Seyahat etmek bir tutkudur. Dünya’nın her yerine gidebilme arzusu… Çocuklu Seyahat ise, dünyayı daha renkli görebilmenin formülüdür 😉

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.